Matematik Dersi Nasıl çalışılır?

Matematik Dersi Nasıl çalışılır?

Matematik çevremizde gördüğümüz her şeydir. Çevremizde bulunan objelerin özellikleri ile ilişkilidir.

Onların kütlesi, hacmi,boyutları… v.b. tüm özellikler her ne kadar fizik, kimya gibi bilimler ile ilişkili görünse de işin içinde matematik vardır. Biz istesek de istemesek de hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Müzikte notaları ve ölçüleri oluşturmak matematikle ilgilidir. Resimde oran ve orantı kullanılır.

Benzin pompalarından araçlarımıza benzinin doldurulması esnasında integral hesabı ile hacim ölçülür. Bilgisayar yazılım dilinin temelini oluşturur. Alışveriş yapılırken kullanılan matematikten ise bahsetmeden geçmeyelim. 

Eski Yunancada μαθηματικός (mathematikós) olarak adlandırılır, öğrenmekten hoşlanan şeklinde ifade edilebilecek bir anlam taşır. Osmanlı döneminde Riyaziye olarak isimlendirilir. Fransızcadan dilimize mathématique kelimesinin devşirilmesi ile girmiştir. Matematikçiler onunla uğraşırken sanat icra ettiklerini düşünürler. Tüm bilim dallarının anasıdır ve merkezinde yer alır. Mantıksal bir disiplindir. Bir düzen içerir, süreklidir. İnsan beyninin oluşturduğu en büyük soyut düşünme biçimidir. Kendine ait bir dili bile vardır. Bizim çokça karşılaştığımız matematik dallarından bazıları şunlardır; Cebir, Analitik

Geometri, Geometri, Aritmetik, İstatistik. 
Matematik dersi, özellikle ortaokul yıllarının sonuna doğru çocukların korkulu rüyası olmaya başlar. Bu süreçte öğrenciler “Matematiği beceremiyorum!”, “Matematikten nefret ediyorum!” şeklinde yakarışlarda bulunuyorlar. Peki ne yapmamız lazım? Bunun çözümü anlık mı yoksa bir sürece mi yayılmalı?

Eksiklerimizi nasıl tespit etmeliyiz, problem çözümünde hangi yolu takip etmeliyiz,nasıl çalışmalıyız?
Matematiksel geçmişinizi, altyapınızı ve eksiklerinizi tespit edin. 
İşlem yapmakta problem yaşıyorsak, temel matematik konularındaki eksiklerimizi kapatmalıyız. Matematiğin ALFABE’ si işlem kabiliyetinde yatar. İşlem yapmayı bilmeden matematikte problem çözmenin imkânı yoktur.

Özellikle;
Birinci kademede (İlkokulda)
-Dört işlem (Toplama, Çıkarma, Çarpma, Bölme)
İkinci kademede (Ortaokul)
-Rasyonel sayılarda işlemler (Ondalık sayılar,Kesirler)
-Denklemler ve Cebirsel ifadeler
-Üslü ve Köklü sayılar
-Çarpanlara ayırma ve Özdeşlikler
matematiğin temelini oluşturmaktadır.

Eğer işlem kabiliyetiniz iyi fakat soru çözmede zorluk yaşıyorsanız, çözümlü sorular üzerinde bolca uğraşılmalıdır. Hatta çocuklar, arkadaşları ile beraber “AKRAN ÖĞRENMESİ” dediğimiz yöntemden de faydalanabilirler. Akran öğrenmesi çocuklar için önemli bir öğrenme kaynağıdır. Çünkü çocuk öğretmenine sormaya çekindiği soruyu, samimi bulduğu arkadaşına küçük düşürülme korkusu olmadan rahatlıkla sorabilir. Böylece çözemedikleri sorular için bir tecrübe edinirler, farklı çözüm yolları görebilirler. Çözümlü soru ve arkadaşlarından gördükleri çözüm yolları sayesinde hangi tür problemin nasıl çözüleceği konusunda da bilgi edinirler.

Matematikte zorluk çekilmesinin en büyük nedeni;  konuların genellikle bir önceki konuyla bağlantılı olup, bir önceki konular üzerine inşa edilmesidir. Genelde bunu bir binaya benzetirler. Gerçekten de öyledir.  Dört işlem bilmeden, denklem çözülemez. Üslü sayılar öğrenilmeden, kareköklü sayılar, özdeşlikler ve çarpanlara ayırma öğrenilemez. Dedik ya süreklilik gereklidir.
Ayrıca soru çözümü yaparken önce konunun kolay sorularında başlayıp, zor sorularına doğru çözüm yapmalıyız. Böylece üstüne katarak gitmiş olacağız. Önce emekleyeceğiz, sonra yürüyeceğiz. Daha sonra da gerekli yeterliliğe ulaşınca koşmayı öğreneceğiz. Tıpkı bir bebeğin konuşmaya başlamadan önce dinleyip izlemesi, babıldaması, sonra heceler çıkarması, kelimeleri söylemesi ve konuşması gibi. Matematik devamlılık gerektiren bir süreçtir. 

Problem çözerken hangi basamakları takip etmeliyiz?
Problem çözerken soruyu okuyup tek seferde anlamak büyük önem arz eder. Bunun için öğrenciler bolca kitap okuyup okuma-anlama kabiliyetlerini en üst seviyeye çıkarmalıdırlar. Böylece soruyu birden çok kez okuyarak vakit kaybetmezler ve çözüme geçebilirler.

1- Soruyu okuyup anlamalıyız.
Soruyu anlamadan çözmek imkânsızdır. Dolayısıyla okuma ve anlama kabiliyetinin gerekli yeterlikte olması gerekir. 

2-Çözüm için hangi işlemler yapılacak, okuma esnasında kısa bir planlama yapmalıyız.
Hangi sayılarla, nasıl bir işlem süreci işletilecek planlanmalı. Yeterince matematiksel problem çözme tecrübesine sahipsek, okuma esnasında hangi işlemleri yapacağımızı planlayabiliriz.

3-Çözüm sürecine geçmeliyiz.
Planlanan işlem yapma sürecini şimdi başlatabiliriz. Bu süreç sorunun çözümü esnasındaki en somut bölümdür. Olabildiğince dikkatli olmamız gerekmektedir.

4- Çözümü kontrol etmeliyiz.
En son bölümde ise yapılan işlemin doğruluğunu kontrol etmek gerekmektedir.

Peki Matematik nasıl çalışılır?
Şimdi Matematik nasıl çalışır sorusunun cevabına gelelim. Hiçbir öğrenci ya da insan aynı değildir. Kişisel farklılıklardan dolayı bazı öğrenciler günlük 1 saat, bazı öğrenciler günlük 3 saat çalışarak aynı seviyeye gelebilir. Bu durum normal olmakla beraber, bireysel farklılıkların bir getirisidir. Öncelikle kendimizi tanımamız gerekir. Böylece çalışma süre ve yöntemimizi özelleştirebilir,  kendimiz için en iyi yöntemi oluşturabiliriz. 

1-Konuyla alakalı eksiğimizin kalmaması gerekir.
Konunun tüm içeriğine hâkim olmalıyız. Gerekli bilgilere sahip olmamız, soru çözümü için en önemli etkendir.

2-Soru çözümü yaparken, çözemediğimiz soruları mutlaka öğretmenimize ya da arkadaşımıza sorarak çözümü tamamlamalıyız.
Çözemediğimiz soruların cevabını en kısa sürede öğrenmeliyiz. Aslında her çözülemeyen soru, bizim eksiklerimiz hakkında bilgi verir. Böylece çözüm öğrenildiğinde bu eksikler de giderilebilir. 

3-Sadece öğretmeni dinleyerek, matematik öğrenemeyeceğimizin farkında olmalıyız.

Öğretmen, okulda zaman yetersizliğinden yalnızca konunun ana hatları ve belirli soruları çözebileceği için evde gerektiği kadar alıştırma-soru çözümü yapılmalıdır. Öğrenmede öğretmenin etkisi  %20-25 iken, asıl etken öğrencideki ilgi ve istektir. 

4-Eve geldiğimizde o günün konusu neyse mutlaka alıştırma-soru çözümü yapılmalıdır.
Tekrar ve süreklilik matematiğin temelini oluşturur. Yukarıda da dediğimiz gibi, genellikle bir önceki konuyu bilmeden bir sonraki konuyu anlama şansımız oldukça azdır. 

Toparlayacak olursak, öğrencilerin ilk yıllardaki matematik eksikleri bir kartopu misali birikerek, özellikle ortaokula geldiklerinde aşılması zor bir dağ haline geliyor. Durum böyle olunca da çocuklar matematik çalışmayı bırakıyorlar ve geriye kalan okul hayatlarında matematik çocukların korkulu rüyası oluyor. İşi sıkı tutan ve disiplinli çalışan ise ipi göğüslüyor. Matematikte sizlere başarılar dileyerek yazıyı bitiriyorum.

HABERE YORUM KAT